Hayallerimiz Suya Düştüğü Zaman Suda Ne Görürüz?

Bu şarkı size eşlik etsin

Dilediğimiz şey olmadı. Belki çok istediğimiz bir şeydi. Çok çalışmıştık, çabalamıştık. Ve olsaydı her şey ne kadar güzel olacaktı.

Mümkün mü?

Her şey ne kadar güzel… olur mu?

Katıksız bir güzellik yok. Her şeyin pürüzsüz, sıkıntısız, kusursuz olabileceği bir yerde yaşamıyoruz.

Ama bir şey elimizden gidince sanki öyle olunabilirmiş de sırf kaybımız nedeniyle öyle olamayacakmışız gibi hissederiz. Beynimizin bizi manipüle etmesi. -Sahi beyin dramdan mı besleniyor?-

Peki üzülmeyelim mi? Üzülelim, üzülmeden de olmaz 🙂 Ne de olsa istemişiz, olmamış. Şart değil ama 🙂

Ne yapalım, elde var bir, üzülmek dışında?

Şimdi yeniden bir şey isteyelim.

Düşünelim… Ne istesek? Ne istiyoruz? … Ne olsa?

Deneyimlerimiz, yani tüm isteyip alamadıklarımız, az istediklerimiz, çok isteyip az aldıklarımız, istemeyip aldıklarımız bize burada ışık tutsun:

Ne isteyeceğiz? Bunun için neler yapabiliriz? Bir şeylerden ödün vermek gerekir mi? Neyden? Ne kadar zaman ayıracağız? Neler yapmamız gerekir? Gerçekten istiyor muyuz? Ne kadar istiyoruz? Ne için istiyoruz? Hayattan istediklerimizle, kim olduğumuzla uyumlu mu isteğimiz? Hayat amacımıza hizmet ediyor mu? Bizi daha mutlu yapacak mı? Daha tam mı hissedeceğiz? İşimize yarayacak mı? Neye yarayacak? Bize ne katacak? Biz ne katabileceğiz hayata? Değer mi?

Eğer değerse, o zaman başarısızlık diye bir şey yok. Bu yoldaki tüm düşlerimiz, atılan her adım, kurulan her cümle, her akıl tutulması, göz kızarması, baş ağrısı hepsi mubah.

Hepsi oyunun içinde. Tüm paket, her şey dahil.

Yalnızca istemek, başarmak, elde etmek değil mesele.

Mesele tüm o yol, süreç: Yol boyunca çekilen, çekilmeyen, dinlenilen gölge, yol sorduğumuz bilir kişi, bilmeyen kişi, mola verilen çeşme, kararsız kalınan yol ayrımı, tercih edilen yolda dönüp dönüp arkaya bakmalar, tercih edilmeyende kalan akıl, ayakların ağrısı, akılsız baş, ayın şavkı, ilk ışıklar, yol vermeyenler, yardım edilen yabancı, tanışılan bir başkası…

İstediğimiz yalnızca “sonuç” değil, tüm o yol olsun.

Öyle bir şey isteyelim ki, bu yolculuğun sonu nereye varırsa varsın yolculuğumuz bizim için aklımızı geliştiren, ruhumuzu besleyen, vizyonumuzu genişleten, hayatı daha çok anlamlandıran bir serüvene dönüşsün.

Şimdi başlayalım o zaman:

Yeniden bir şey isteyelim.

Düşünelim… Ne istesek? Ne istiyoruz? … Ne olsa?

Yeniden başlayalım: İstemeye, hayal etmeye, çalışmaya, çabalamaya, merak etmeye, haber beklemeye, tekrar tekrar hayal etmeye, ondan bahsetmeye…

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s