Filmlerini İzlemeye Doyamadığım Yönetmenler

Eğer bir film için tam benim zevkim diyorsanız muhakkak yönetmenine bakın, muhtemelen o yönetmenin yaptığı diğer filmleri de beğenirsiniz. İşte bu liste de benim “en sevdiğim” filmlerin yönetmenleri. Bu yönetmenlerin diğer filmlerinin de çoğunu izledim ve çoğu zaman “yine yapmış!” dedim.

Yeni filmleri çıkınca da oyuncuya, senaryoya, konusuna pek bakmadan direkt izliyorum, pek de sürpriz çıkmıyor doğrusu. Velhasıl, işte benim listem:

  1. Kar-Wai Wong
  2. Richard Linklater 
  3. Hayao Miyazaki
  4. Krzysztof Kieslowski 
  5.  Takeshi Kitano 
  6.  Ki-duk Kim
  7.  Quentin Tarantino
  8. Asghar Farhadi
  9. Alejandro G. Iñárritu
  10. Ang Lee
  11. Steven Spielbereg 
  12. Isabel Coixet

Sizin en beğendiğiniz yönetmenler kimler? Merak ediyorum 😬😬😬

11 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. eylulada dedi ki:

    çok iyi bir başlık olmuş, aynı başlığı en iyi kadın ve erkek oyuncu içinde yaparsanız sevinirim, benim ekleyeceğim bir kaç yönetmen
    1-Stanley Kubrick
    2-Steven Spielberg
    3-Clint Eastwood
    4- Roman Polanski
    5-Peter Jackson

    Liked by 1 kişi

  2. DUBLEYOL dedi ki:

    Yukarıdaki listelerde yer alan Kar-Wai Wong, Stanley Kubrick, Inarritu ve Kieslowski’ye ek olarak şu yönetmenleri tavsiye ederim:
    1- David Lynch
    2- Nicolas Winding Refn
    3- Yorgos Lanthimos
    4- Lars von Trier
    5- Gaspar Noe
    6- François Ozon
    7- Luis Bunuel
    8- Alejandro Jodorowsky
    9- Tom Tykwer

    Liked by 1 kişi

    1. Zeynep Yılmaz dedi ki:

      Yorgos Lanthimos’un filmi The Lobster’ı kuzenlerime tavsiye ettiğimde, bir daha seni dinlemeyeceğiz demişlerdi 🙂 Bu yüzden çekinerek söylüyorum, beğendiğim filmlerdendi. Bana oldukça orijinal gelmişti hikayesi. Bir diğer filmi, 2009 yapımı Dogtooth (Köpek Dişi) listemde, muhakkak izlenmesi gereken filmler diye bir listede görmüştüm. İzlemiş miydiniz acaba?
      Bu arada Kieslowski’nin Dekalog serisinin ilk filmini bugün izlemeyi planlıyorum. Çoktandır merak ettiğim bir seri. İzlemiş miydiniz?
      Lars von Trier’in Melankoli’sine hep bir adım mesafeliyim, isminden ötürü 🙂 yüreklendirici bir tavsiye alirsam bugünlerde izlerim 🙂
      Bu arada Luis Bunuel oldukça yeni bir isim oldu benim için. Yönetmenin özellikle hangi filmini izlememi tavsiye edersiniz ? Aynı şekilde Alejandro Jodorowsky ile de henüz tanışmadım, hangi filmiyle tanışsam acaba?
      Tom Tykwer’ın Koş Lola Koş filmini izlemiştim. Bugünlerde Sense 8 dizisi gündemimizdeydi, bu dizinin birkaç bölümünü Tykwer yönetmiş. Yine izleme listemdeki Paris, Seni Seviyorum filminde de bir bölümü var.
      Tavsiyelerinizi bekliyorum 🙂 Şimdiden teşekkürler!

      Beğen

  3. DUBLEYOL dedi ki:

    Dogtooth filmi ile tanımıştım Lanthimos’u zaten. Önemli bir film, kesinlikle tavsiye ederim. Çocuk gelişimi, insan psikolojisi ve gelişimine dair deneysel bir film. Müthiş. Lobster da bir o kadar iyiydi evet. Trier’in Melancholia’sı diğerleri kadar sansasyonel olmasa da (antichrist, nymphomaniac) bence en iyi filmi. İki kardeş üzerinden bilinmeyene yönelik iki farklı tutum, davranışa odaklanılıyor. Melankoli izlenmeli. Koş Lola Koş’u ve içindeki birkaç diyalogu çok beğenmiştim, etkinlenmiştim. Sanırım “Koku” filmi de Tykwer’ındı. Jodorowsky ve Bunuel sürreal sinemada önemli isimler; Holy Mountain ile Santa Sangre adlı filmler Jodorowsky sinemasına nüfuz etmek için ideal. Zaten sürreal öğeler barındıran, yahut sembolik diller kullanan yönetmenler Bunuel’e Jodorowsky’ye selam çakmadan geçmezler. Bunların yanına David Lynch’i de ekleyerek, kendine has gizemli sinemasının taklit edilemez önemde olduğunu söylemek gerek. Dekalog’u ben de izlemedim.

    Liked by 1 kişi

    1. Zeynep Yılmaz dedi ki:

      Dogtooth’u izledim. Ailenin “korumacı” tutumu ile geniş bir bahçesi, havuzu olan bir evde dışarıya kapalı yaşayan, yaşatılan 3 genç. Yalnızca anne, babayı ve belki dışarıdan gelen, ailenin kurallarına bağlı olması gereken bir ziyaretçiyi görüyorlar. Dışarının tehlikeli olduğuna dair ebeveynler bir algı yaratıyorlar ve çocukları sürekli buna şartlıyorlar. Filmde çocukların bir şeye başkaldırmalarını, keşfe çıkmalarını, otoriteyi sorgulamalarını bekledim. Sorgulamadılar. Merak etmediler. Kaçmayı denemediler. Böylesi bir algı içerisinde insan beynini boş bir sayfa kabul eden yönetmene de karşı gelmediler 🙂
      Ayrıca bir diğer eleştirim, cinselliğin yalnızca erkeğe has bir ihtiyaç olarak sunulması, gençlerin 3’ü için de değil de yalnızca erkek olanı için bir çözüm arayışında olmalarıydı. Filmdeki bir sürü farklı yaklaşıma, absürdlüğe rağmen, bu konuya yaklaşım nedense özellikle dikkatimi çekti.
      Ancak yönetmen bu filmde eksikliğini hissettiklerimi bir diğer filmi Lobster’da veriyor. Daha cesur ve daha yaratıcı.

      Seyre devam 🙂

      Beğen

      1. Anonim dedi ki:

        Kaçmayı denemediler demişsiniz. Filmin sonunda kız dişlerini kırarak dışarı çıkmayı kafasına koyduğunu göstermiş oluyor. Sonunda da dışarı çıkıyor aslında.

        Liked by 1 kişi

  4. Listede olmayanlardan 1.Pedro Almodovar
    2.Lars Von Trier

    Liked by 1 kişi

    1. Zeynep Yılmaz dedi ki:

      Almodovar’in bir filmini izlemisim: “Talk to Her (Konuş Onunla)”. Bu filmden de çok etkilenmiştim. Tavsiyenizle birkaç filmini daha izleyeyim. Writer, The Skin I Live aklimdakiler. Siz hangilerini tavsiye edersiniz?

      Beğen

      1. Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar filmi ve Annem Hakkında Her Şey filmlerini izledim . Çok beğenmiştim.

        Liked by 1 kişi

      2. Zeynep Yılmaz dedi ki:

        Hemen listeme aldim👍

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s