Yemek Davetlerinde Karşılıklı Nezaket için 50+ Hatırlatıcı :)

Sevdiklerimizle buluşup, birlikte yemek yemek en sevdiğimiz etkinliklerimizden. Bu anları eşsiz kılan yemeğin lezzetinden ziyade tatlı sohbetimiz, hoş intibamızdır. Hem iyi ağırlayıp değer verdiğimizi, özen gösterdiğimizi hissettirmek hem de iyi ağırlanıp değerli olduğumuzu hissetmek isteriz.

Öyleyse bu anlara gölge düşürmemek, içimize sinecek şekilde davetlilerimizi ağırlamak ve ağırlanmak için neler yapmalı ve neler yapmamalıyız birlikte düşünelim:

Davetli olarak

  1. Çağrıldığın yere erinme, çağrılmadığın yere görünme 🙂 Sevdiklerimiz bizi yemeğe davet ediyorsa bunun tadını çıkaralım.
  2. Daveti kabul ettiğimizi zamanında bildirelim ki ev sahibi hazırlığını yapabilsin.
  3. Eğer bize eşlik etmesi için birini davet etmeyi düşünüyorsak bunun uygunluğunu ev sahibine soralım. Sürpriz yapmayalım.
  4. Geç kalacağımız zaman önceden haber vermek yerine mümkün mertebe geç kalmayacak şekilde planlı, programlı olalım.
  5. Yemeğe tam vaktinde gidelim. Kimseyi masanın başında, leziz kokuların arasında sabırsızca bekletmeyelim. Vaktinden daha erken gidip ev sahibinin hazırlık süresini de sabote etmeyelim.
  6. Yemek davetine çok aç gitmemeye çalışalım. Bazen bir aksilik olur yemeğe oturmak zaman alabilir, başka bir misafirin beklenmesi gerekebilir. Bu durumda eğer ki çok aç gitmiş olursak bu durum canımızı sıkar, yeterince anlayışlı olamayız. Yüzümüz asılır, bir an önce yemeğe geçmek isteriz.  Tersine, davete çok fazla şey atıştırıp gitmek de hoş olmaz, ikram edilenleri “tokum, az önce atıştırdım.” diyerek geri çevirmemiz kabalık olur.
  7. Ne zaman misafirliğe gitsek, eğer her gün birlikte kahve içtiğimiz komşumuz değilse, eli boş gitmemeye özen gösterelim. Belki evde yaptığımız bir tatlı, bir buket çiçek, içeceğimiz bir şeyler, dekoratif bir obje… Bu ufak jest bizi ağırlayan ev sahibimize teşekkür maiyetinde olacaktır.
  8. Ne kadar samimi bir yemek olsa da uygun kıyafet giyinmeye özen gösterelim. Örneğin yatılı bir misafirsek sabah kahvaltısında pijama şıklığımıza iltifat almayı beklemeyelim.
  9. Masaya geçerken ev sahibinin yer göstermesini bekleyelim. Belki kişilere ve servise göre tercih ettiği bir oturma düzeni vardır.
  10. Davetten makul bir zamanda ayrılmaya özen gösterelim. Çok erken kalkmak olmaz, ev sahibi hoşnutsuz, memnuniyetsiz olduğumuzu düşünür. Ev sahibinin ikram edeceği her şeyi beklemeliyiz, “ama daha şu vardı” diyen ev sahibinin hayal kırıklığı sesine yansır.  Ancak çok da geç olmamalı kalkma saatimiz. Ev sahibinin gün boyu yaptığı hazırlığı, sonrasında etrafı toparlama mesaisini ve haliyle yorgunluğunu düşünmeliyiz.

Ev sahibi olarak

  1. Davetlilerin sevmedikleri, kültürel veya dini açıdan yemeyi içmeyi uygun bulmadıkları veya yiyemeyecekleri, rahatsız olacakları alerjenleri, gıdaları öğrenerek menümüzü buna göre oluşturalım.
  2. Menüyü oluştururken birbirleri ile uyumlu yemekler ve yemeklere uyumlu içecekler seçelim. Örneğin ana yemeğimiz ağır bir yemekse, tatlılarımızı hafif seçelim. Sebze, et, sıcak, soğuk, hafif, ağır dağılımını iyi yapmaya çalışalım.
  3. Davetlilerimize evin konumunu, park imkanını, trafik açısından uygun güzergahı, toplu taşıma için alternatifleri bildirelim. Ev sahibi olarak gerekli kolaylığı sağlayalım.  Belki günün ilerleyen saatlerinde hazırlık telaşından telefona bakacak zamanımız olmaz, davetlilerimizi telefonun ucunda mağdur etmeyelim.
  4. Yalnızca masamızın ve yiyeceklerin harika olması ile değil kendimizle de ilgilenelim. Misafirlerimiz kadar biz de şıklığımıza dikkat edelim.
  5. Yemek için hoş bir müzik seçebiliriz. Çatal, bıçak seslerini bastırmayacak ancak yemeğin tüm duyulara hitap etmesini sağlayacak hoş bir müzik.
  6. Yemeğe geçmeyi çok ağırdan almayalım. Davet ettiğimiz saate uymaya biz de özen gösterelim. Eğer geciken bir misafir varsa makul bir süre misafirin gelmesini bekleyelim. Ancak diğer misafirlerden bunun için izin isteyelim ve mümkünse süreyi çok uzatmamaya çalışalım.
  7. Davetlilerimizin getirdikleri yiyecekleri ikram etmeyi, masaya koymayı unutmayalım. Getirilen çiçekleri vazoya koyalım, hediyeleri onların yanında açalım. Misafirimizi onurlandıralım.
  8.  Masadan bir baş parmağı kadar uzağa tabakları yerleştirelim. Kaşık dışta, bıçağın keskin kısmı tabağa bakacak şekilde sağ tarafta, çatal solda kalacak şekilde önce hangi yemek yenecekse ona uygun çatal bıçak dıştan içe doğru yerleştirilir.
  9.  Yemek esnasında fazladan oturup kalkmamak için tuzumuz, baharatımız, peçetemiz var mı diye masamıza bir kontrol bakışı atalım.
  10. Davetlilerimizin kültürel alışkanlıklarına saygı duymalıyız. Kimse kimseyi uyarıp, gücendirmemelidir. Gerekli esnekliği sağlamaya özen gösterelim.

Masada

  1. Yemek masasında yemekle ilgisi olmayan hiçbir şey olmamalı. Telefonlarımız kısık seste çantalarımızda veya cebimizde. Çantalarımızsa bir sandalyede, masa askısında veya en azından koltuğumuzun arkasında ama masada değil.
  2. Eğer telefonla görüşmemiz gerekirse müsaade isteyip, masadan kalkıp görüşmemizi öyle yapmalıyız. Konuşmamızı mümkün olduğunca kısa tutup masaya dönmeliyiz.
  3. Servisin herkese yapılmasını ve ev sahibinin yemeğe buyur etmesini bekleyip yemeğe başlayalım. Ev sahibi yemeklerimiz soğumasın diye başlamamızı isteyebilir ancak başlamak için ev sahibini beklemeye çalışalım. Büyük davetlerde uzun bir masada oturuyorsak yalnızca her iki yanımızdaki ve karşımızdaki kişilere servis yapılmasını bekler, yemeğe öyle başlarız.
  4. Çorbayı çok beğensek bile ikinci kaseyi istemeyelim. Diğer yemekleri de muhakkak tatmaya özen gösterelim. Çorba içerken höpürdetmemeye özen gösterelim. Çorbanın tamamını içmek için kasenin ayaklarını yerden kesmeyelim. Çorbamızı içerken kaşığımız kasenin içinde, bitirdiğimizdeyse  çorba tabağının yanına koyarız.
  5. İkinci yemeğe geçmeden önce diğerlerinin de yemeği bitirmesini bekleyelim. Sabırsızlanıyormuş gibi davranmayalım. Ev sahibinin de yemeği en az bizim kadar keyifle yemek hakkı, yalnızca bize hizmet etmek değil görevi.
  6. Lezzetli bir yemeğe en iyi eşlik edecek şeylerden biri hoş bir sohbet. Destekleyici, ilgi çekici, rahatlatıcı hoş bir sohbet. Yemek bir araya gelmek için bir bahane ne de olsa. Ortamın tadını çıkaralım, yemeğe çok da fazla odaklanmayalım.
  7. Ne çok hızlı yiyelim, ne de herkesten geri kalalım. Yemeğimiz bitince diğerlerinin de bitirmesini bekleyelim, bitiren kalkmasın.
  8. İçeceğimizden bir yudum alırken peçetemizi kullanalım ki bardağımızda, kadehimizde iz kalmasın. Peçetemiz normalde kucağımızda serili durur, kullanacağımız zaman dudaklarımızı siler gibi değil de hafifçe dokundurur gibi yaparız. Masamızdan kalkarken peçetemizi sandalyemize bırakabiliriz.
  9. Dirseklerimiz masada olmasın. Yalnızca bileklerimiz 🙂 Bazen bir elimiz, kolumuz masanın altında kalır, tek elimizi kullanırız. Eğer bıçak kullanmıyor olsak bile diğer elimizi de görünür kılalım.
  10. Masada dik oturalım. Genelde alıştığımız için öne eğilme eğiliminde oluyoruz. Fark ettiğimizde hemen duruşumuzu düzeltelim. Özellikle yemek yerken tabağın içine doğru eğilmeyelim, dik yemek yiyelim.
  11. Yemekte kaşık yalnızca çorba içerken kullanılır. Ana yemekleri, tencere yemeklerini yerken çatal kullanmalıyız. Bir gün yatılı okulda kalırken sağ olsun müdür yardımcımız pilavı kaşıklayan bir arkadaşımızı görünce bizi fena halde azarlamıştı. Odur budur aklımdadır. Aman deyin:)
  12. Kullanılan kaşık, çatal, bıçağı tabaklarımızın içinde tutarız, masaya koymayız.
  13. Bıçak, kesmenin dışında çatal gibi kullanılmaz. Özellikle peynir yerken nedense bıçakla kestiğimiz gibi ağzımıza götürme alışkanlığı geliştirdik. Pek makul değil.
  14. Ekmeği elimizle küçük parçalara bölüp öyle yiyelim, ekmeği direkt ısırmayalım. Bıçağımızı temizlemek için ekmeğimizi kullanmayalım.
  15. Köfte için bıçak kullanmayalım, köfteyi çatalımızla bölelim.
  16. Pizza gibi veya geleneksel olarak elle yenen yiyecekleri çatal bıçakla yemeye çalışmayalım.
  17. Teklifsizce birbirimizin tabağından almayalım. Belki bizim için çok normal bir davranış ancak karşımızdaki kişi tabağına müdahale edildiğine pek sevinmeyebilir.
  18. Masada ortada servis edilen yiyecekleri tabağımıza alıp yiyelim, ortadan yemeyelim. Ayrıca tabağımıza alırken de kendi kaşığımızı, çatalımızı değil servis gereçlerini kullanalım.
  19. Ev sahibinin yaptığı yemekle ilgili olumsuz eleştiri yapmayalım. Tuzsuz olmuş, kuru olmuş, çok pişmiş…
  20. İkram edilen herhangi bir şey için olumsuz görüş bildirmeyelim, örneğin “ben bunu hiç sevmem.”, “hayatta bunu yemem.” … gibi. Sevmediğimiz veya yiyemeyeceğimizi düşündüğümüz şeylere dikkat çekmeyelim. Ev sahibinin de bu ihtimali düşünüp yememiz konusunda çok ısrarcı olmaması gerekir. Aksi halde mazeret belirtmemiz kaçınılmaz olacaktır.
  21. Kürdan kullanmamız gerektiğinde bunun için lavaboyu kullanalım. Elimizle ağzımızı kapatmamız kafi değil maalesef.
  22. Ev sahibine yardım teklif etmekten imtina etmeyelim. Ev sahibinin yükünü hafifletmeye çalışalım. Ama ev sahibi yardım teklifimizi içtenlikle reddediyorsa ısrarcı olmayalım. Belki aklında bir düzeni vardır, belki de mutfakta bir dağınıklığı 🙂
  23. Ev sahibi teklif etmezse artan yiyecekleri eve götürmeyi biz teklif etmeyelim.
  24. Eğer yemekte alkol almayı planlıyorsak eve dönüş planımızı buna uygun olarak yapalım. Ev sahibi olarak yemekte alkol alan misafirlerimizin alkollü araç kullanmamaları için özen gösterelim. Kendilerini eve bırakmayı teklif edelim.

Dışarda Yemekteysek

  1. Dışarda yemek yiyorsak yemeğimiz geciktiyse, yanlış servis geldiyse veya herhangi bir şikayetimiz varsa makul ve nazik olalım. Ne kendimiz gerilelim ne de ortamı gerelim.
  2. Garsonlara uzaktan seslenmeye, el kol hareketi yapmaya çalışmayalım. İyi bir garson arada sırada masamıza uğrayacak, bir isteğimizin olup olmadığını soracaktır.
  3. Yemeğimizi bitirip bitirmediğimizi garsonlar çatal bıçağı koyma şeklimizden anlarlar. Çatal ve bıçağımızı ters V şeklinde koyarsak yemeğe devam ediyorum demektir. Eğer çatal bıçağımızı saat 16.20 yönünde yan yana veya iç içe koyarsak bitirdiğimizi anlarlar.
  4. Garsona serviste yardımcı olmayalım:) Doğru duydunuz, boş tabaklarımızı uzatmaya veya garsonun elinden tabağı almaya çalışmayalım. Bekleyelim, böylelikle garsonun işine karışmamış, yardım edelim derken işini zorlaştırmamış oluruz.
  5. Kalan yiyeceklerimizi paket yaptırmaktan imtina etmeyelim. Yalnızca iş yemeklerinde kalanları almamayı tercih etmemiz daha hoş olacaktır.
  6. Bahşiş bırakmak bizde pek popüler olmasa da eğer bahşiş bırakacaksak bunun için en alt limit  hesabın %10’unudur.  Yiyecekleri, servisi çok beğendiysek hesabın %20’si bu mesajımızı mutfak ekibine iletecektir.

Siz neler eklersiniz?

Afiyet olsun 🙂

 

Reklamlar

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Yakup Uykutalp dedi ki:

    Teşekkür ederim sevgili Zeynep Yılmaz. Yemek konusunda o kadar geniş yelpazeniz var ki, masada elimizi önümüze koyarken bile düşünme anını yaşadım..Gözlemleriniz ve tespitleriniz muhteşem..Repertuarınıza diyecek bir söz bulamıyorum..Sadece şu an önüme gelecek yemeği düşünme aşamasındayım. Bilgiler için tekrar teşekkürler. SEVGİYLE KALIN..

    Liked by 1 kişi

    1. Zeynep Yılmaz dedi ki:

      Yakup bey çok teşekkür ederim ilginiz için. Sizin yorumunuzu okuyunca aklıma birkaç tavsiye daha geldi:) İlham verdiniz, masaya dirseklerimizi koymuyoruz, yalnızca bilekler 🙂
      Sevgiyle kalın, teşekkürler !

      Liked by 1 kişi

      1. Yakup Uykutalp dedi ki:

        Harikasınız..Teşekkürler..

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s