Sıkıldığımız Ortamlarda Hayatta Kalma Rehberi

Yalnızca sosyallik olsun diye mi bir araya geliriz yoksa birlikteliklerimizden, buluşmalarımızdan bir beklentimiz var mıdır? Beklenti derken, güzel bir sohbet, zihnimizi açacak, bize yeni fikirler, ilham verebilecek bir sohbet mesela.

Ama çoğu zaman böyle midir sohbetlerimiz, bir araya gelmelerimiz? Yoksa bir geyik muhabbetinin içinde kırıntılardan bir şeyler mi arar dururuz, tam bir şey söyleyecek gibi olur sonra da vaz mı geçeriz nasıl olsa pek ilgilerini çekmez diye. Veya böyle bir buluşmanın ardından tüm günümüz ölmüş, öylesine vakit geçirmiş ve kendimize hiçbir şey katamamış ve hiçbir şeye de katılamamış gibi mi hissederiz?

Zaman bu kadar hızlı akarken ve etrafta bunca estetik, güzellik varken, ölgün, içi boş zaman doldurmalara hangimizin vakti, takati var?

O halde ne yapmalıyız, nasıl ayıklamalıyız gerekliyi gereksizi? Sohbetlerimizi, görüşmelerimizi nasıl zenginleştirebiliriz?

Zenginleştirmeye özen göstermek iyi fikir çünkü bazen birlikte olmamız gereken kişilerleyken de böyle hissedebiliriz. Belki iş arkadaşlarımızla, akrabalarla, komşularla yani bir şekilde iletişimde olduğumuz ve hatta görüşmek istediğimiz kişilerleyken de.

Ortama şans verelim

Biz bu ölgün sohbetlerden, bir araya gelmelerden sıkılmışken belki diğer arkadaşlarımız da bizimle aynı fikirdedir, ama kimse dile getiremiyordur veya herkes bir şekilde uyumlu olmaya çabalıyordur.

Eğer böyleyse, ortamımıza hem kendimiz hem de diğerleri için bir şans verip buluşmalarımızı zenginleştirmeye çalışabiliriz. Mesela ilgilerini çekebileceklerini düşündüğümüz bir konuyu açabiliriz, bakalım onlar neler düşünüyor? Onlara kendileri ile ilgili bir şeyler sorabiliriz, hayatları nasıl gidiyor, neyle ilgileniyorlar, uğraştıkları emek verdikleri konularla ilgili gelişmeleri nasıl? İlgimizi gösterdiğimizde muhakkak sohbetimiz biraz daha anlamlı bir yere doğru ilerleyecektir.

Eğer sohbet konusunda başarısızsa grubumuz, belki de sohbetin ağır basmadığı etkinlikler iyi fikir olabilir, gezip dolaşmalar, oyun oynamalar, sinemaya gitmeler gibi. Pratik:)

Konunun şöyle bir istisnası var yalnızca. Üniversite döneminde ve öncesinde, arkadaşlıklar kafa dengi olma durumumuza göre değil de daha çok fiziksel şartlara bağlı olarak gelişebilir. Mesela aynı sınıfta, okulda, bölümde olmak, aynı yurtta kalmak gibi. Ve çoğu zaman kişiler gruplardan ayrılmak istemezler, pek azı bağımsızlıklarına ve kendi damak tatlarına düşkündür. Yalnız kalmamak için de rahat hissetmedikleri grupların, ilişkilerin içinde kanatları gelişene kadar kalmayı uygun görebilirler. Bunun için onları suçlayamayız, elbette vakti gelince onlar da daha kendilerine özgü arkadaşlıklara kayacaklardır. Ama şimdi değil. Bu nedenle bu şekilde oluşmuş arkadaşlıklarda ortamı zenginleştirme çabaları kısmen başarısız olabilir.

Görüşme sıklığımızı ve ayırdığımız zamanı biz yönetelim

İlişkiler çabuk gelişmiyor. Bu nedenle ilişkilerimizi çabuk harcamak da istemeyiz. Tam da bu nedenden ötürü görüşmelerimizi zenginleştirmeye çalıştık. Birbirimize, ortamımıza emek verdik. Yine de bir şeyler hala tam istediğimiz gibi olmayabilir.

Bu noktada eğer görüşmek istediğimiz veya görüşmemiz gereken bir grupsa söz konusu olan, yönetme becerilerimizi kullanabiliriz. En iyi kendimizi yönetebiliriz bu nedenle grubu baskılamak veya memnuniyetsizliğimizi hissettirmek yerine daha akıllı davranalım ve bir araya gelme sıklığımızı ve ortamda bulunma süremizi ayarlamaya çalışalım. Hem özlem giderelim, ortamdan kopmayalım, hem de kötü zaman geçirmiş gibi hissetmeyelim.

Daha kafa dengi arkadaşlıklara yelken açalım

Ama hala bir şeyler istediğimiz gibi değilse ve bu grupla görüşme gerekliliğimiz yoksa-vicdanımız rahat, yeterince emek verdik- belki de cesur olup yeni arkadaşlıklar için yelkenimizi rüzgarla doldurabiliriz.

Bizimle benzer ilgi alanları olan bir sürü kişi vardır, belki tam olarak yakın mesafemizde değillerdir, bu nedenle rüzgarımız bol, gözlerimiz keskin olsun.

Kendimize zaman ayıralım

Bir araya gelmek, alış verişte bulunmak güzel. Ama istediğimiz gibi değilse ilişkilerimiz ve beklentimizi karşılamıyorsa işleri yoluna koyma sürecinde kendimizi hiç bunaltmayalım.Kendimizi çirkin ördek yavrusu gibi hissetmeyelim. İlla ki birileriyle sürekli görüşüyor olacağız diye bir başarı kriteri bulunmaz arkadaşlıklarda.

Kendimize zaman ayırmaktan imtina etmeyelim. Yalnızlığımızın tadını çıkaralım. Sevdiğimiz şeylere, hobilerimize zaman ayıralım. Stres yok, huzurla kafamızı dinleyelim. Rahat etmediğimiz ve beğenmediğimiz, sıkıldığımız ilişkilerin, sohbetlerin içinde olmak için kendimizi zorlamayalım.

İlişkilerimizi gözden geçirip, zamanımızı gerçekten doyurucu, bizi zenginleştirecek şekilde geçirmek iyi olmaz mı gerçekten?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s